CHP’li İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden ‘Enver Aysever’ şartlı ihale! Biraz da bizim Enver semirsin

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın Ocak 2021’de yaptığı ihale skandalı ortaya çıktı. 18 günlük ‘yazarlık atölyesi’ açmak için 238 bin 500 liralık ihaleye çıkıldı. Buraya kadar her şey normalken, ihale şartnamesine “İhaleyi alan firma atölye derslerini gazeteci Enver Aysever’e verdirmek zorunda” anlamında şart konuldu. Skandal ihaleyi Hürriyet Yayın Yönetmeni Ahmet Hakan, “Biraz da bizim Enver semirsin ihalesi” olarak niteledi. İşte Ahmet Hakan’ın o yazısı…

Enver Aysever diye bir “gazeteci/yazar” var. Muhalif, solcu falan. İzmir belediyesi, işte bu şahsın adresine teslim bir ihale düzenlemiş. Nedir ihale? Gelin, detaylarına bakalım:

İzmir Büyükşehir Belediyesi, 18 günlük bir “okuma-yazma ve yazarlık atölyesi” düzenlemeye karar vermiş. Bunun için de ihaleye çıkmış. İhale şartnamesini okudum. Şartnamede şöyle bir cümle var: “Yüklenici firma, gazeteci-yazar Enver Aysever ile aralarında yaptıkları protokolü, idareye sunacaktır.”

Enver’in günlüğü 13 bin 250 lira…

Ne demek bu? Gayet net: Yükleyici firma, hangi firma olursa olsun… İhaleyi Enver’in kazanacağı baştan belli demek. Gelelim işin parasal karşılığına… Ne kadar alacak bu işten Enver Aysever? 18 gün için alacağı para: 238 bin 500 lira…

Yani günlüğü 13 bin 250 liraya geliyor adamın. Masraflar hariçtir tabii… Oteli, yemeği falan… Yıldız Teyze’nin torununa süt alamadığı şöyle bir ortamda… Gayet iyi para! Ne iyi parası yahu! Deli para!

İktidarı eleştirenler buna neden suskun

İktidarın bu türden uygulamaları karşısında yeri göğü ayağa kaldıranlar, İzmir belediyesinin Enver Aysever’in adresine teslim ettiği bu ihaleyi görmezden geliyorlar. Neden susuluyor? Bunun iki nedeni olabilir:

– BİRİNCİ NEDEN: “Şimdi sırası mı? Tam da AK Parti’yi iktidardan indireceğimiz şu günlerde…” diye düşünülerek susuluyor olabilir.

– İKİNCİ NEDEN: “Hep onlar mı yiyecek? Biraz da bizim Enver semirsin. Bal tutan parmağını yalar” diye düşünülerek susuluyor olabilir.

Hep söylüyorum, yine söyleyeceğim: Türkiye’de prensip mücadelesi verilmez. Türkiye’de “Onlar gitsin, biz gelelim” kavgası yapılır.