Uğur Mumcu, Gaffar Okkan ve İsmail Cem anıldı


Uğur Mumcu Meydanı’nda düzenlenen anma etkinliğine CHP Adana Milletvekilleri Ayhan Barut, Orhan Sümer, Müzeyyen Şevkin, Burhanettin Bulut, Çukurova Belediye Başkanı Soner Çetin, CHP Adana İl, ilçe, hanım ve gençlik örgütleri ile demokratik kitle ve sivil cemiyet örgütlerinin temsilcileri katıldı.



Saygı duruşunda bulunulup İstiklal Marşı’nın söylenmesiyle süregelen anma töreni, Uğur Mumcu’nun “Sesleniş” adlı eserinin seslendirilmesiyle sürdü.


FİKİRLERİ VE ESERLERİYLE AYDINLANMA DEVRİMİNİN SİMGELEŞEN İSMİ


Uğur Mumcu’nun fikirleri ve eserleriyle aydınlanma devriminin simgeleşen isimlerinden biri bulunduğunu belirten CHP Adana İl Sekreteri Samet Güdük, Mumcu’nun güç odaklarından, siyasal örgütlenmelerden ve oluşumlardan bağımsız olarak, yalnız gerçekleri yazıp halka aktarmayı vazife edinen bir gazeteci bulunduğunu altını çizdi.  Güdük, “Uğur Mumcu, çeyrek asırdan uzun bir süre ilkin bugünleri görüp, Cumhuriyete, Cumhuriyet kazanımlarına yönelik tehditleri detaylı bir halde yazıp, uyarmıştı” dedi.



BÜROKRATİK MESAFE KOYMAK YERİNE İNSANLARIN GÖNLÜNÜ KAZANMAYI TERCİH ETTİ


Terör örgütlerinin zirvede olduğu bir dönemde Diyarbakır Güvenlik Müdürü olarak vazife meydana getiren Ali Gaffar Okkan’ın ise halkla arasına bürokratik bir mesafe koymak yerine, insanların gönlünü kazanmayı yeğleyen bir devlet adamı olduğuna dikkati çekti. Terör örgütlerine büyük bir darbe vurup, birçok faili bilinmeyen cinayeti aydınlatan Okkan ve arkadaşlarının, terör örgütleriyle emin ve etkili mücadelesi  ile halka olan samimi ve kuvvetli bağları sebebiyle karanlık güçlerin hedefi haline geldiğini belirten Güdük,  “24 Ocak 2001 tarihinde kurulan hain pusuda, Ali Gaffar Okkan’la beraber 4 polis memurumuz şehit düştü” diye konuştu.


RUHLARI ŞAD OLSUN!


Mütevazı kişiliği, dürüst, ilkeli, donanımlı, ileri görüşlü politika anlayışıyla örnek bir dış ilişkiler uzmanı olan İsmail Cem’in de yakalandığı akciğer kanserine 24 Ocak’ta yenik düştüğünü anımsatan Samet Güdük, “Bağımsızlığı, özgürlüğü, hukukun üstünlüğünü, Cumhuriyeti, demokrasiyi korumak için çaba sarfeden, bu değerleri bir yaşam felsefesi olarak kabul eden, yurtsever ve yürekli kalem Uğur Mumcu’yu, Diyarbakır halkının ‘Gaffar Baba’sı Ali Gaffar Okkan ve arkadaşları ile toplumsal demokrasi mücadelesinin mühim bir neferi, gazeteci ve önceki dönem Dışişleri Bakanımız İsmail Cem’i aramızdan ayrılışının yıldönümünde dualarla, saygıyla, özlemle yad ediyoruz. Ruhları şad, mekanları aden olsun!”


MEYDANI BOŞALTMA OPERASYONU


31 Ocak 1990’da Atatürkçü Fikir Derneği Kurucu Genel Başkanı Muammer Aksoy’un katledilmesinin peşinden Türkiye’de bir aydın kıyımı yaşandığını dile getiren Atatürkçü Fikir Derneği Adana Şube Başkanı İsa Kayadan da, “Dizgesel bir halde sürdürülen aydın kıyımı; aslen bir ‘meydanı boşaltma’ operasyonuydu ve gelecekte vatanımızda sahnelenecek oyunların da habercisiydi. Katledilenlere bakıldığında bu karanlık güçlerin ne kadar seçici davranılmış olduğu görülecektir. Cinayetler yalnız ses getirmek için işlenmemiştir. Amaç; kamuoyu oluşturma gücü devasa yükseklikte olan yurtseverleri, devrimcileri susturmaktı” ifadelerini kullandı.



CUMHURİYETİN GERÇEK SAHİPLERİ


Mustafa Kemal Atatürk’ün “Gençliğe Sesleniş” indeki tüm koşulların, bizzat iktidar eliyle tamamlandığını belirten Kayadan, “Ülkeyi yönetenlere sesleniyoruz!  Şu an devleti siz yönetiyor olabilirsiniz, sadece ihmal etmeyin ki; sahibi siz değilsiniz” dedi.


Cumhuriyetin sahiplerinin, hak arayan işçiler, üniversitelerin bilim yuvası olarak kalması için savaşım eden öğrenciler ve öğretim üyeleri, madenciler, salgınla mücadelede meslektaşlarını yitiren sıhhat emekçileri, Mustafa Kemal Atatürk’ün Cumhuriyete bağlı nesiller yetiştirme görevi verdiği öğretmenler, açlığa, açlık sınırı altındaki tutara mahkum edilen halk, göç etmek zorunda bırakılan köylü, ürettiğini satamayan ziraatçi, tabiat katliamlarına ve talanlarına karşı dimdik duran çevre ve yaşam savunucuları, bağımsız Baroları savunurken, cübbeleriyle yerlerde sürüklenen hukukçular, baskılara, uygulanan cezalara karşın Cumhuriyetten yana gösterim yapmaktan asla vazgeçmeyen gazeteler, tv kanalları, basın emekçileri, Mustafa Kemal Atatürk’ün kıymetini bilen sanatçılar, umutlarını kırılan, geleceklerini karartılan fakat ele-avuca alınamayan, yandaş kılınamayan gençler bulunduğunu vurgulayan Kayadan şunları söylemiş oldu:


ADALET VE DEMOKRASİ İÇİN MÜCADELE ETMEK BİR İNSANLIK GÖREVİDİR


“Adaletin ve demokrasinin kalmadığı vatanımızda, tekrardan Hakkaniyet ve Demokrasi’  için savaşım etmek bir insanlık görevidir. Ocak ayı, toplumsal hafızamızı yoklama zamanıdır. Ocak ayı, acıları bal eyleyerek, Mustafa Kemal Atatürk Devrim ve İlkelerine, üniter devlet yapımıza, hukukun üstünlüğüne, insan hak ve özgürlüklerine, demokrasiye her ne pahasına olursa olsun haiz çıkma zamanıdır. Bir yarım umuttur elimizde kalan, göğüslemek için karanlık yarınları. Biz bu umudu erdemli, onurlu, inançlı, doğru, dürüst ve katledilseler de öldürülemeyen devrim şehitlerinden aldık. Onlara yıldızlar kadar merhaba olsun.”


TÜRK BASINININ SARSILMAZ MEŞALESİ


Uğur Mumcu’nun sarsılmaz kalemiyle gazeteciliğin meşalesi haline geldiğine işaret eden Çukurova Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Cafer Esendemir Mumcu’nun eserleriyle hala gazetecilerin yolunu aydınlattığını altını çizdi.



Esendemir, “Uğur Mumcu yazdığı eserlerindeki ahlaklı ve emin duruşuyla Türk basınının oksijen çadırı olmuştur. ‘Gerekirse kalemini kır fakat sakın satma’ diyen Sedat Simavi’nin izinden giderek, karakterli gazetecilerin doğmasına yol açmış, dürüst gazeteciliğin simgesi haline gelmiştir. Karanlık eller tarafınca katledilen mesleğimizin onuru ve gururu Uğur Mumcu başta olmak suretiyle hain suikastın 20.senesinde efsaneleşmiş Diyarbakır Güvenlik Müdürümüz Gaffar Okkan’ı, devlet adamı İsmail Cem İpekçi’yi 14.senesinde ve Adanalı gazeteci meslek büyüğümüz Osman Yereşen’i de vefatının 13.senesinde saygıyla anıyorum. Mekanı aden olsun.”


 “Uğur Mumcu” anısına bestelenen “Uğurlar Olsun” türküsünün söylenmesinin peşinden katılımcılar Mumcu’nun  anıtına karanfil bıraktı.